omerbey omerbey
Large toggle button
Previous track button Next track button
Small toggle button
Menu
omerbey
Front End Developer
Yeniler
Yükleniyor...

Featured

[Featured][recentbylabel]

Featured

[Featured][recentbylabel]

20 Kasım 2020 Cuma

Instagram Hediye Paketi Mesaj Nasıl Gönderilir?



Instagram Hediye İçinde Mesaj Nasıl Gönderilir?

IOS veya Android mağazana girip instagram uygulamasının son sürüm olduğundan emin ol zaten son sürümse ve hediye içinde mesaj gönderemediğin için buradaysan yine de bir kontrol etmeni tavsiye ederim eğer güncelleme varsa lütfen benim için güncelle

Bir arkadaş seç, bende olmadığı için ünlü birisine yazıyorum. Yazmaya başladığım zaman ortaya çıkan arama simgesine dikkatle bak ve bas. Bazen bu simge çıkmayabilir.(Makaleyi dikkatle oku senin için yazdım gelir elde etmiyorum :)



Daha sonra aşağıdaki fotoğrafta olduğu gibi seçimini yap tabi ki seçimin hediye paketi olacaktır. Olayı kaptığına göre şimdi arkadaşlarına hediye içinde mesaj gönderebilirsiniz. :)



İnstagramım güncel fakat  arama çubuğu çıkmıyor. 

Bunun 2 nedeni var birinci nedeni DM kutun güncel değildir. Güncel olup olmadığını yazdığın yazının renginden anlayabilirsin son güncelleme ile yazıların renkli hale gelmiş olmalı. Güncel değilse ayarlar>mesajlaşmayı güncelle seçeneğine tıkla eğer bu seçenekte yoksa bir abdest almanda fayda var. 
Gelelim 2. nedene bütün bunları yapmana rağmen arama çubuğu çıkmıyor,

Bu Bir Reklam Değil Lütfen Oku


Sadece üye olarak 15TL kazanıyorsunuz ciddiyim tanıtım amaçlı 1 milyon bütçe ayrılmış bu kampanyada yerinizi alın :). Bu kazançları internet paketine veya banka hesabınıza çekebilir, bitcoine çevirebilirsiniz.  


Arama çubuğu olduğu halde hediye efekti yok mu? 

Üzülerek açıklamalıyım ki instagram güncellemeleri coğunluktan tepki almamak için hiçbir zaman toplu olarak sunmaz. Bu algoritmayı henüz çözemesemde birçok yabancı forumda android sürümüne veya telefon markasına göre dağıtım olduğu söylenmekte. Yine de hesabını profesyonel hesaba alıp tekrar gizliye al veya gizlideyse profesyonel hesap yapıp gizliye al belki başarabilirsin. Lütfen bu şekilde düzeltirsen @omerbey.css hesabına ilk hediye paketini yolla


15 Kasım 2020 Pazar

Kardeşimin Hikayesi'nden

 


Her kitaptan binlerce alıntı yerine birkaç alıntı yapıyorum aslında alınacak bir sürü söz var bunlara sizlerin de rastlamasını şiddetle tavsiye ederek böyle bir yol izliyorum. Hüzün dolu kitap için Livaneli'ye sonsuz teşekkürler bir kez daha gözlerimi doldurmayı başardı. 

Her insan bedeninin çürüyeceğini bilir ve bundan korkar ama çoğu insanın ruhu gövdesinden önce çürür; nedense bundan kimse korkmaz!”

İnsan, kendine kurallar koyulan bir hayvan gibi her duruma alışıyor.


13 Kasım 2020 Cuma

Mühendis



Okudukça; bir tahtadaki yazı gibi geçmişimi, her satırda senin ismini arıyorum bulamıyorum. Bir su alıyorum düğümlenen boğazıma. Açması gereken dehlize takılıyor yudumlar ve su arındırmayı düğüm çözmeyi unutmuş gibi orada bekliyor boğuyor bedenimi, içimdeki yangını söndürmek yerine daha da alevlendiriyor. Söndürmüyor artık yakıyor bedeni. Maddesindeki o sert yakıcılığını kullanıyor. Gözyaşlarım bir deniz gibi çekiliyor sessiz sessiz. İçimde bir öfke ya sonraki gece? Bir çöl kadar kurak gözlerim. Kaçmış gözyaşlarım ve bedenim ar etmiş ruhumdan. İsmini yazmaya çalışırken kırılıyor tebeşirlerim. Kalbimden vücuduma kanlar arşınlandıkça anlatmıyor, susuyor esirlerim. Bağırıyorum, söylemiyorlar sanki bir cellat gibi ölüm sessizliği dört köşede cevelan ederken düşünüyorum. Ne kadar iyi bir mühendissem o kadar güzel hapsetmişim sensizliği.

Engereğin Gözündeki Kamaşma'dan

 


"Babil'de azgınlaşmış insanoğlunun işlediği günahlardan yaka silken melekler Allah'ın huzuruna çıkıp insanları şikâyet etmişler, yüce Tanrı'nın onları cezalandırmasını istemişler. Allah, insanlara verilmiş olan hırs ve nefse dayalı tabiatın meleklerde olmadığını, olsaydı onların da günah işleyeceğini söyleyince itiraz etmiş ve 'Hâşâ Allahım!' demişler, 'Biz olsak günah işlemezdik.' "

"Allah, onlara yanıldıklarını, hırs ve nefsin çok kuvvetli olduğunu ve yeryüzünde insanları baştan çıkaracak türlü güzelliklerin bulunduğunu anlatmaya çalışmış, ama ne kadar anlattıysa da saf melekleri bu işe inandıramamış.

"Bunun üzerine iradesine en güvendikleri iki meleği seçmelerini istemiş ve onlar Harut ile Marut'u seçmişler ve Allah bunları sınamak üzere Babil'e göndermiş.

"Harut ile Marut gündüzleri Babil şehrinde icrayı hükümet eder, geceleri de İsm-i Azam duasını okuyarak gökyüzüne çıkarlarmış.

"Kimse onların melek olduğunun farkında değilmiş ve azgın Babil halkı, gündüz adalet dağıtan meleklerin, geceleri, İsmi-i Azam duası okuyarak gökyüzüne çıktığını bilmiyormuş.

"Harut ve Marut adlı melekler, ilk günler hiç günah işlememişler.
"Birer su damlası kadar temiz ve berrak yaşamışlar; ellerini, gönüllerini ve zihinlerini harama uzatmamışlar.

"Taa ki Zühre gelene kadar...

"Bir gün Zühre adlı, yakıcı güzellikte bir kadın çıkagelmiş ve kocasından boşanmak istediğini söylemiş. Gözlerinde yıldızlar uçuşan, parlak siyah saçları dalga dalga beline dökülen ve görenlerde dalından koparılmış sulu bir elma gibi kütür kütür dişleme isteği uyandıran esmer tenli bir güzelmiş Zühre.
"Gözlerinin geçici körlükle kararmasını göze almayan hiç kimse, Zühre'nin yüzüne uzun süre bakamazmış. "Harut ile Marut bir görüşte vurulmuşlar kadına. Yüreklerini yakıcı bir sevda kavurur olmuş. İkisi birden kadınla yatmak istemişler. Kadına yalvarıp yakarıyorlarmış, ama Zühre razı olmamış; önce dileklerini yerine getirmelerini emretmiş. "Harut ile Marut'un şarap içmelerini ve puta tapmalarını teklif etmiş. Kadının aşkından başı dönmüş olan melekler onun her dediğini kabul etmiş, şarap içip putlara tapmaya başlamışlar. Kadın gene teslim olmamış ve her gece göğe çıkarken okudukları duayı öğretmelerini buyurmuş. Bunu da söylemişler ve Zühre İsm-i Azam duasını okuyarak gökyüzüne çıkınca ulu Tanrı onu bir yıldız yapıp gökyüzüne asıvermiş. İşte geceleri mülkünüzün üzerinde parlayan Zühre yıldızı, melekleri aldatan o güzel kadındır "Kadın kaybolunca melekler ne günah işlediklerini anlayıp pişman olmuşlar ve İdris Peygamber'e başvurup günahlarının bağışlanması için yalvarmışlar. Yüce Allah dualarını kabul etmiş ama dünya ve ahret azaplarından birini tercih etmelerini istemiş. Melekler dünya azabını tercih etmişler. Yüce Allah da onların Babil'deki bir kuyuya baş aşağı asılıp, kıyamet gününe kadar azap çekmelerini buyurmuş. O tarihten beri Harut ile Marut bir kuyuda ters asılmış olarak kıyamet gününü bekler dururlarmış."

12 Kasım 2020 Perşembe

Kadın Tuzaktır Kitabından

 


Ekşi'de yazar hakkında atılan kötü bir entry'den sonra ne kadar hevesim kırılsa da  okuduğum bu kitaptan birkaç alıntı, daha fazlasına hikayemden olaşabilirsiniz.

"Kadın, erkeği cennetten kovdurtacak kadar büyülü ve ikna edici güce sahip."

"Bizi terk edip giden sevgilinin ardından acı içinde, günler geceler geçirir, ağlarız, yemekten kesilir, dünyaya küseriz. Tıpkı küçük bir çocuğun anne karnında duyduğu ağrı gibi, ne yapacağımızı bilmeden çaresizce bu acıyı çekeriz, ta ki annenin gelip doyurması gibi birinin gelip her şeyi bizim için çözeceği güne kadar."

"kimsenin akrabası değildi. Kimse kimsenin dostu değildi. Pratik yarar yayıldıkça çok nadir telaffuz edilen dostluk, arkadaşlık kavramları kayboluyordu. Gerçekleşen her eylemin, konuşulan her kişinin kendisine hangi ölçüde yarar getirdiğine bakılıyor ve bu kısa süren hazların ardından yüz binlerin, milyonların seslerinin birbirine karıştığı şehirde yalnız ve yalıtılmış olarak kalınıyordu."

"kadının gözleri erkeğin tuzağıdır,”

"Yaşamın tüm çatışmalarına son veren anın adıdır ölüm. Canlı için yolun sonuna geliş anıdır. Geri dönmenin, ertelemenin imkânsız olduğu andır. O anla yüz yüze gelenin halini, bitkinliğini, çaresizliğini yalnız kendisi anlayabilir. Bedenden ayrılan ruhun gördüklerini anlatamadığı andır. Eşyadan, nesneler dünyasından ayrılıştır. Bedenin ulaşılabileceği yere kadar gelinir. Bilgi tükenir. Eylem alanı son bulur. Perde iner, göz göremez olur. Akıl kavrayamaz, hiçbir organ hareket edemez o sahaya. Ayrılma, vedalaşma anıdır o an. Duygular titrek, sarsıcı, üzücü, kendinden geçiricidir. Meydan okunmayan andır o an. İnsanın karşı koyamadığı, ses çıkaramadığı, itiraz edemediği andır. Kurtuluşu olmayan tek gerçekliktir. Şehirden, kadından kaçmak gibi, ölümden kaçmanın yolu ve çaresi yoktur. Aklın, iradenin müdahale edemeyeceği tek andır ölüm anı. Korkunun, cesaretin, kaçış ve karşı koyuşun anlamını kaybettiği andır."

9 Kasım 2020 Pazartesi

Neden Onu Tanımalısın?



Var  olan tüm maddeler için geçerli olan "Tanrısal Parça" düşüncesiyle aslında tarafımız çoktan belirlenmiş

"ben balçıktan bir insan yaratacağım; ona en uygun biçimi verip kendi ruhumdan kattığım zaman onun önünde yere kapanın!" SÂD 38:71 

Kanımca tanrısal bir parçadan oluştuğumuza göre tanrısal özellikler taşımamızda mümkündür. Bu yazımda değinmek istediğim özellik ise bilinme arzusudur. Bir başkası tarafından bilinme, bilinmek için arzu edilebilir hale gelme arzusu. Alelade Dünya'ya biri gelir bir odada her yeri ezberler ve bir kez onu dışarıya attığınızda sürekli dışarı gitmek ister. Gezmek ister, bilinme arzusu ile oluşturulmuş bu evreni keşfetmek, birileri tarafından keşif edilmek ister çünkü kapının çıkışında onu sadece tabiat beklemeyecek, milyarlarca insan da bekleyecektir. İnsan insanı keşfetmelidir. Yüz hatlarını ezberlemeli, konuşmasını kulaklarına nakşetmeli, duygularını hissetmeli hatta  kokusunu bir daha unutmamak için defalarca içine çekmelidir. İçimizdeki ruh depreştiğinde kimi zaman ayakkabılarımızı giyip yanlış şehirlere giden trenlere bineriz,  bazense oturduğumuz yerde yanlış bir yazıyı okuruz doğru telkinlerle yanlış insana doğru istemeyerekte olsa adım adım koşarız. Nihayetinde biriyle tanıştığımızda bitmek bilmeyen, geceleri uyutmayan o ilk günkü yazışma aslında karşımızdaki kişiyi ezberleme sürecimizin en önemli adımıdır. Ve bir zaman sonra tamamen ezberlendiğinde biz artık yeni keşifler yapmak isteriz çünkü bu oda ezberlenmiş bu kapıdan bu kalpten çıkıp gitme farklı dünyalar farklı insanlar keşfetme arzusu yüreğimize nakşolmuştur. 

Ezberlenme! yaşadığımız hayat birazda satranç gibi ikinci adımını kimse tahmin edemesin, farklı ol ama ruhsal anlamda, mutlu ol, yeni kitaplar, aşağıdaki videodaki kadar YEPYENİ insanlar tanı hatta bu insanlar o kadar yeni olsun ki doğum günleri bugün olsun; Benim gibi.. Çünkü seni tanıdıklarında yeniden doğacaklar. 

Ve gülümsemeyi unutma :)


1 Kasım 2020 Pazar

Beni Hep Düşündürmüştür

 


Filmlerdeki kötü adamların kariyeri zedelenmesin diye son zamanda diğerleri için ölerek bir kahramana dönüşmesi, halk gözünde tüm kötülüklerinin unutulması beni hep düşündürmüştür. Acaba yönetmenler parayla kötülük mü aşılıyordu Dünya'ya? tüm kötü adamlar sadece ailesi için mi kötülük yapıyordu? Onlara iyi bir hayat iyi bir gelecek vadetmek için mi? Bu işi yapması gereken yapı zaten halk tarafından oluşturulmamış mıydı? 

Bizler bu Dünya'da mutlu olmak başarmak için varız. Şöyle bir soru sorayım; Neden başarmak isteriz? İyi bir şirket sahibi olmak için, güzel bir arabaya sahip olmak için, başka canlar yanmasın diye sağlam arabalar üretmek için, çocuklarını mutlu etmek için, Ailesi için, Ailesine iyi bir hayat vadetmek için, oluşturulan yapının görevini yapmadığı için, bazense bir sınavdan en yüksek notu alıp gururlanmak için. Evet bizler mutlu olmak başarmak için varız. Zengin olmak :) hüüü hayır biz zengin olmak için başarı istemiyoruz bizler mutlu olmak, mutlu etmek için başarı istiyoruz. Milli sporcular ülkesini gururlandırmak için başarmak ister, sınıf; turnuvada okul birincisi olmak için başarmak ister en nihayetinde tüm kapılar elini uzattığında bizi arkasında bir mutluluk bekler. Küçük şeyler de insanları mutlu ettiği için küçük başarılarda mutluluk sebebidir. Ancak bazen yapamadığınız bir şey olduğunda insanlar mutsuzdur. Nasıl böyle bir şeyi başaramadığınız için size sitem eder. Babanız anneniz size kızar çünkü tek yapmanız gereken iş olan ders çalışmayı yapmamışsınızdır. Tanımadığınız bir adam bile size sitem eder nedeni ise çok basittir;


Ama başarılamamıştır. Evet yalnızca yukarı çekmek ne kadar kolay olsa da başarılamamış. Tanımadığınız bir adam sizin bilerek yukarı çekmediğiniz kuruntusuna düşmüş. Nihayetinde mutsuz olmuştur. Başarabileceğin kurtarabileceğin bir hastayı kaybettin doktorum bir aileyi mutluluktan alıkoydun, Geleceğin fidanını bir sözünle etkiledin öğretmenim onu bir süreliğine de olsa mutsuzluğa hapsettin, ve sen kırmızı şortlu adam sen o adamı denizden çıkaramayarak yalnızca oradaki 3 kişiyi mutsuz ederken görevliler onu kurtardıktan sonraki oluşan manzara 5 milyon insanı mutlu etmiş güldürmüş şimdi ise başa sardık.  Kırmızı şortlu adamların bile böyle bir görüntüyle karşımıza çıkıp, halk gözünde tüm başarısızlığının unutulması beni hep düşündürmüştür.

Featured

[Featured][recentbylabel2]

Featured

[Featured][recentbylabel2]

Beni Takip Et



Copyright© omerbey.life All rights reserved