omerbey omerbey: Yazılar
Large toggle button
Previous track button Next track button
Small toggle button
Menu
@omerbey
Front End Developer
Yeniler
Yükleniyor...
Yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yazılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Kasım 2020 Cuma

Mühendis



Okudukça; bir tahtadaki yazı gibi geçmişimi, her satırda senin ismini arıyorum bulamıyorum. Bir su alıyorum düğümlenen boğazıma. Açması gereken dehlize takılıyor yudumlar ve su arındırmayı düğüm çözmeyi unutmuş gibi orada bekliyor boğuyor bedenimi, içimdeki yangını söndürmek yerine daha da alevlendiriyor. Söndürmüyor artık yakıyor bedeni. Maddesindeki o sert yakıcılığını kullanıyor. Gözyaşlarım bir deniz gibi çekiliyor sessiz sessiz. İçimde bir öfke ya sonraki gece? Bir çöl kadar kurak gözlerim. Kaçmış gözyaşlarım ve bedenim ar etmiş ruhumdan. İsmini yazmaya çalışırken kırılıyor tebeşirlerim. Kalbimden vücuduma kanlar arşınlandıkça anlatmıyor, susuyor esirlerim. Bağırıyorum, söylemiyorlar sanki bir cellat gibi ölüm sessizliği dört köşede cevelan ederken düşünüyorum. Ne kadar iyi bir mühendissem o kadar güzel hapsetmişim sensizliği.

9 Kasım 2020 Pazartesi

Neden Onu Tanımalısın?



Var  olan tüm maddeler için geçerli olan "Tanrısal Parça" düşüncesiyle aslında tarafımız çoktan belirlenmiş

"ben balçıktan bir insan yaratacağım; ona en uygun biçimi verip kendi ruhumdan kattığım zaman onun önünde yere kapanın!" SÂD 38:71 

Kanımca tanrısal bir parçadan oluştuğumuza göre tanrısal özellikler taşımamızda mümkündür. Bu yazımda değinmek istediğim özellik ise bilinme arzusudur. Bir başkası tarafından bilinme, bilinmek için arzu edilebilir hale gelme arzusu. Alelade Dünya'ya biri gelir bir odada her yeri ezberler ve bir kez onu dışarıya attığınızda sürekli dışarı gitmek ister. Gezmek ister, bilinme arzusu ile oluşturulmuş bu evreni keşfetmek, birileri tarafından keşif edilmek ister çünkü kapının çıkışında onu sadece tabiat beklemeyecek, milyarlarca insan da bekleyecektir. İnsan insanı keşfetmelidir. Yüz hatlarını ezberlemeli, konuşmasını kulaklarına nakşetmeli, duygularını hissetmeli hatta  kokusunu bir daha unutmamak için defalarca içine çekmelidir. İçimizdeki ruh depreştiğinde kimi zaman ayakkabılarımızı giyip yanlış şehirlere giden trenlere bineriz,  bazense oturduğumuz yerde yanlış bir yazıyı okuruz doğru telkinlerle yanlış insana doğru istemeyerekte olsa adım adım koşarız. Nihayetinde biriyle tanıştığımızda bitmek bilmeyen, geceleri uyutmayan o ilk günkü yazışma aslında karşımızdaki kişiyi ezberleme sürecimizin en önemli adımıdır. Ve bir zaman sonra tamamen ezberlendiğinde biz artık yeni keşifler yapmak isteriz çünkü bu oda ezberlenmiş bu kapıdan bu kalpten çıkıp gitme farklı dünyalar farklı insanlar keşfetme arzusu yüreğimize nakşolmuştur. 

Ezberlenme! yaşadığımız hayat birazda satranç gibi ikinci adımını kimse tahmin edemesin, farklı ol ama ruhsal anlamda, mutlu ol, yeni kitaplar, aşağıdaki videodaki kadar YEPYENİ insanlar tanı hatta bu insanlar o kadar yeni olsun ki doğum günleri bugün olsun; Benim gibi.. Çünkü seni tanıdıklarında yeniden doğacaklar. 

Ve gülümsemeyi unutma :)


1 Kasım 2020 Pazar

Beni Hep Düşündürmüştür

 


Filmlerdeki kötü adamların kariyeri zedelenmesin diye son zamanda diğerleri için ölerek bir kahramana dönüşmesi, halk gözünde tüm kötülüklerinin unutulması beni hep düşündürmüştür. Acaba yönetmenler parayla kötülük mü aşılıyordu Dünya'ya? tüm kötü adamlar sadece ailesi için mi kötülük yapıyordu? Onlara iyi bir hayat iyi bir gelecek vadetmek için mi? Bu işi yapması gereken yapı zaten halk tarafından oluşturulmamış mıydı? 

Bizler bu Dünya'da mutlu olmak başarmak için varız. Şöyle bir soru sorayım; Neden başarmak isteriz? İyi bir şirket sahibi olmak için, güzel bir arabaya sahip olmak için, başka canlar yanmasın diye sağlam arabalar üretmek için, çocuklarını mutlu etmek için, Ailesi için, Ailesine iyi bir hayat vadetmek için, oluşturulan yapının görevini yapmadığı için, bazense bir sınavdan en yüksek notu alıp gururlanmak için. Evet bizler mutlu olmak başarmak için varız. Zengin olmak :) hüüü hayır biz zengin olmak için başarı istemiyoruz bizler mutlu olmak, mutlu etmek için başarı istiyoruz. Milli sporcular ülkesini gururlandırmak için başarmak ister, sınıf; turnuvada okul birincisi olmak için başarmak ister en nihayetinde tüm kapılar elini uzattığında bizi arkasında bir mutluluk bekler. Küçük şeyler de insanları mutlu ettiği için küçük başarılarda mutluluk sebebidir. Ancak bazen yapamadığınız bir şey olduğunda insanlar mutsuzdur. Nasıl böyle bir şeyi başaramadığınız için size sitem eder. Babanız anneniz size kızar çünkü tek yapmanız gereken iş olan ders çalışmayı yapmamışsınızdır. Tanımadığınız bir adam bile size sitem eder nedeni ise çok basittir;


Ama başarılamamıştır. Evet yalnızca yukarı çekmek ne kadar kolay olsa da başarılamamış. Tanımadığınız bir adam sizin bilerek yukarı çekmediğiniz kuruntusuna düşmüş. Nihayetinde mutsuz olmuştur. Başarabileceğin kurtarabileceğin bir hastayı kaybettin doktorum bir aileyi mutluluktan alıkoydun, Geleceğin fidanını bir sözünle etkiledin öğretmenim onu bir süreliğine de olsa mutsuzluğa hapsettin, ve sen kırmızı şortlu adam sen o adamı denizden çıkaramayarak yalnızca oradaki 3 kişiyi mutsuz ederken görevliler onu kurtardıktan sonraki oluşan manzara 5 milyon insanı mutlu etmiş güldürmüş şimdi ise başa sardık.  Kırmızı şortlu adamların bile böyle bir görüntüyle karşımıza çıkıp, halk gözünde tüm başarısızlığının unutulması beni hep düşündürmüştür.

Featured

[Featured][recentbylabel2]

Featured

[Featured][recentbylabel2]

Beni Takip Et



Copyright© omerbey.life All rights reserved